indir download

25 Ağustos 2010 Çarşamba

Photoshop Alevli Yazı yazmak



1. Toolbardan Foreground 'u beyaz, Background 'u siyah yapın .Sonra "File/New" seçeniğini "Mode : Grayscale" ve "Contents : Background Color" olacak biçimde siyah bir sayfa oluşturun Type Mask Tool ile. Kalın karakterli yazı kullanın veya "Bold" seçeneğine bir tik atın. Alt-del ile seçili alanı beyaz ile doldurun "Select/Save Selection" ile seçiliği kaydedin Şeçiliği giderin ( Ctrl + D )



2. "Image/Rotate/90 CW" ile resmi 90 derece döndürün, "Filter/Stylize/Wind" 'i seçin "Wind : Right" yapın,bunu iki kere tekrarlayın ( Ne kadar tekrarlarsanız ateş o kadar yükselir. Normal olarak uyguladıktan sonra tekrar Control-F ile birkez daha uyguladım)) image/rotate/90ccw ile eski haline döndür.



3. 2.0 değerlik "Filter/Blur/Gaussian Blur" yapın. ( Böylece ateşi yumuşattınız )


4. Ayarlara dokunmadan "Filter/Distort/Ripple" yapın. (Şimdi ise ateşi dalgalandırmış olursunuz.)


5. "image/Mode/Indexed Color" image/Mode/Color Table" yapıp "Table :Black Body" yi seçin Şimdi Channels menüsüne gidin ve #2 yazan kanala tıklayın.(kanal mavileşecek)Sağ tuşla Duplicate Channel deyinve ayarlara dokunmadan okeyleyin ! #2 copy isimli bi başka channel 'ın oluştuğunu göreceksiniz. Bu channel'ı seçip "Filter/Other/Minimum" deyin ( 1.0 değerlik) Sonra "Filter/Disort/Ripple" deyip dalgalandırın Ctrl + e ile resminize dönüp "image/Mode/RGB" ile resmi RGB yapalım sonrada "Select/Load Selection" ile seçililiği çağıralım,Burada channel penceresinden #2 copy i seçelim Del tuşuna basarak alevin içini siyah yapalım böylece önceki alev uygulamamızdan farklı olarak daha keskin bir alevli yazı elde etmiş olduk , Sonunda Ctrl + D ile seçililiği giderebilirsiniz !



indir download

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Ezel hayranlarına kötü haber!


Dizi ekranlara veda ediyor


Ezel hayranlarına kötü haber!
Ezel dizisi oyuncu Burçin Terzioğlu, Bugün gazetesinden Şebnem Özcan'a verdiği röportajda dizinin bu sezon biteceğini açıkladı.
İşte o röportaj:

Ezel'de Ramiz Dayı'nın kızını oynuyorsunuz, Tuncel Kurtiz Ramiz Dayı kadar entelektüel mi?
Fazlası da var. Tuncel ağabey kitap gibi, onu oturup okumak lazım. Onunla sohbet etmek çok büyük keyif. Anlattıklarından pek çok şey öğrenebilirsiniz. Ona çok saygı duyuyorum ve seviyorum. Hep okuyun, herkese okuyun der. Çünkü o hep okur, izler ve yazar.

Dizide canlandırdığınız karakter 'Azad'la benzer yönleriniz var mı?
Yok, onun yaşadığı hayat başka, benim yaşadığım hayat çok başka. O daha asi, dik başlı... Ben daha uysalım. Onu ortaya çıkartırken senaristlerimiz çok yardım etti. Konuşmalarımız sonrasında bana Azad'ı çizdiler.

Bir izleyici gözüyle Ezel'de en sevdiğiniz rol hangisi?
Ben diziye başlamadan önce de tek izlediğim dizi Ezel idi. "Aaa bugün Pazartesi, hadi eve gidip Ezel'i izleyelim" diyordum. Benim hayatımda dizi izlemişliğim yoktur halbuki. Bir tek 'İkinci Bahar'ı izlemiştim. Bir oyuncu olarak, "Kim varmış kim yokmuş" diye değil, hayranlıkla, izleyici gözüyle izlerdim. Hepsi çok başarılı Cansu Dere'den tutun da Kenan İmirzalıoğlu'na kadar herkes öyle. Benim en sevdiğim rol Sarp Akkaya'nın oynadığı 'Tevfik' karakteri, çok karizmatik. Barış Falay da öyle. Barış da kötü bir adamı sevdirerek oynadı.
"MANKEN OYUNCULAR HAKKINDA ÇOK İYİ DÜŞÜNÜYORUM"
Size göre, Türkiye'de gerçek anlamda kaç tane jön var; Kenan İmirzalıoğlu da bunlardan biri midir?
Tabii. Kenan çok da iyi bir jöndür yani. Jönümüz çok değil ama iyi jönlerimiz var. Kenan yeri geliyor 40 saat çalışıyor, çok da iyi oynuyor. Mankenlikten oyunculuğa geçiş yapan oyuncular hakkında çok iyi düşünüyorum. Hem güzeller hem de iyi oynuyorlar. Ben de bir pastanede çalışan biri olabilirdim, aşçı olabilirdim. O zaman kimsenin sen oyuncu olamazsın demeye hakkı yok. Herkes kendi işini yapsın. Alanı varsa, satanı varsa kime ne? Cansu Dere de manken ve gayet iyi oynuyor.

Ezel kaç sezon sürecek?
Bu sezon bitecek. İki sezon bir dizi için iyidir. İzleyicinin tadı damağında kalsın.
indir download

15 Ağustos 2010 Pazar

Portable Auslogics Disk Defrag 3.1.8.150 disk birleştirme yazılımı





Tanıtım:
Portable Auslogics Disk Defrag, Auslogics Disk Defrag yazılımının taşınabilir sürümüdür. Auslogics Disk Defrag, ücretsiz bir disk birleştirme yazılımıdır. Windows işletim sisteminde veriler sabit diske gelişi güzel olarak kaydedilirler. Bu da verilerin düzensiz biçimde işlenmesine neden olur. Zamanla bu durum bilgisayarınızın performansının düşmesine, yavaşlamasına yol açar.

Bu performans düşüklüğünün nedeni şöyle açıklanabilir; bilgisayarınızda bir uygulamanın çalışabilmesi için o uygulamaya ait her bir verinin ya da dosyanın siz komut verdiğiniz zaman biraraya gelmesi gerekir. Eğer bu dosyalar birarada ise sorun yoktur fakat gerekli dosyalar farklı alanlara dağılmışsa bu verdiğiniz komuta verilecek tepki süresi uzar. Zaten bilgisayar kullanıcılarının "bilgisayarım yavaşladı" derken kastettiği şey bilerek ya da bilmeyerek bu ya da bir başka nedenden ötürü tepki sürelerinin uzamasıdır.

indir download

Eyyvah Eyvah 2 Filmindeki Baba karakteri



“EYYVAH EYVAH”IN SIR GİBİ SAKLANAN OYUNCU KADROSUNDA ATA DEMİRER’İN BABASINI CANLADIRAN İSİM BELLİ OLDU!.. KİM Mİ?



Şubat gibi vizyona girmesi planlanan “Eyyvah Eyvah 2”de Ata Demirer’in babasını canlandıran isim belli oldu.



Babası derken kayınpederi. Yani âşık olup evleneceği kızın babası. Kurtlar Vadisi’nin Testere Necmi’si Tarık Ünlüoğlu oyanayacak.
indir download

12 Ağustos 2010 Perşembe

İlk 3D porno geliyor



Bir grup Hong Konglu film yapımcısı, dünyanın ilk 3 boyutlu filmini çekmeye başladıklarını açıkladı.
3.2 milyon dolar bütçeli '3D Sex and Zen: Extreme Ecstasy' isimli filmin mayıs ayında gösterime girmesi planlanıyor. Film şimdiden Asya'da olduğu kadar Avrupa ve ABD'de de pek çok film yapımcısının ilgisini çekmeyi başardı. Klasik Çin erotik edebiyatının bir örneği olan 'The Carnal Prayer Mat' başlıklı esere dayandırılan filmin başrollerini Yukiko Suo ve Saori Hara paylaşıyor.

Filmin yapımcısı Stephen Shiu, filmin Hong Konglu yapımcılar için çok önemli bir pazar olan Çin Cumhuriyeti'nde sansür nedeniyle gösterimine izin verilmeyeceğini tahmin ediyor. Ancak Shiu, Japonya, Kore, Güneydoğu Asya ve Hong Kong'daki bazı paralı TV kanallarıyla şimdiden anlaşma imzaladıklarını belirtiyor. Bundan önce de İtalyan yönetmen Tinto Brass, 1979 yapımı erotik filmi 'Caligula'nın üç boyutlu yeni versiyonunu hazırlayacağını duyurmuştu.
indir download

Cep telefonlarınız böyle dinleniyor



Bilgisayar güvenliği konusunda araştırmalar yapan Chris Paget, maliyeti yalnızca 1100 euro olan anten ve radyo ekipmanları aracılığıyla cep telefonlarını dinleyerek önemli bir güvenlik açığını ortaya koydu.
Las Vegas'taki DefCon hackerler konferansına katılan ABD'li araştırmacı Chris Paget, hazırladığı aygıtın bir baz istasyonu gibi işlev görerek GSM sinyali yaydığını katılımcılara gösterdi. Söz konusu aygıt sadece ikinci nesil cep telefonlarında işe yarıyor. Zaten şu anda dünya genelindeki cep telefonu kullanıcılarının büyük bir çoğunluğu da ikinci nesil telefonları kullanıyor. Ancak Paget'in 'tele kulak' sistemi, üçüncü nesil cep telefonlarıyla yapılan görüşmeleri dinleyemiyor. Cep telefonlarındaki büyük güvenlik açığını ortaya koyan Paget, telekomünikasyon şirketlerine zaman kaybetmeden üçüncü nesil ağlara geçmeleri çağrısında bulundu. Paget, ikinci nesil kategorisine giren GSM şebekelerinin güvenli olmadığını belirtse de henüz sektör temsilcilerinden yeterli destek bulabilmiş değil. Sahte baz istasyonu nasıl çalışıyor? Cep telefonlarıyla yapılan konuşmalar, sahte baz istasyonları aracılığıyla yönlendirilerek, söz konusu aygıtı kontrol eden hackerin görüşmeleri dinleyebilmesini sağlıyor.

Paget'in aracı, belirli numaraları hedef alabildiği gibi, banka ve mağazalar ile yapılan görüşmeleri de dinleyerek kredi kartı ya da hesap bilgilerinin elde edilmesine de olanak kılıyor. Asıl endişe yaratan ise aygıtın fiyatı. Eskiden böyle bir sistemi kurmak için milyonlarca euro gerekirken, artık 1110 euro bunu yapmak mümkün. GSM operatörleri eski sistemde ısrarlı mobil operatörleri ve GSM cep telefonu sistemi sağlayan şirketlerin dahil olduğu GSM Derneği, bu ekipmanlara sahip olunsa bile özel görüşmelere hemen ulaşım sağlayamayacağını savunuyor ve hackerlerin ancak sınırlı bir bölgede dinleme yapabileceklerini kaydediyor. Diğer uzmanlar ise 'Cep telefonu operatörleri ve üreticilerinin daha iyi bir güvenlik sistemine geçmeye hazır olmadıkları' görüşünde. Mobil güvenlik uzmanı Christos Xenakis "Telekomünikasyon şirketleri büyük yatırımlar yaptılar ve eski teknolojiyi kullanmak istiyorlar" derken, endüstri yetkililerinin hackerlerin bir GSM sinyalini bu kadar az parayla yanıltıp yönlendirebileceklerini hiç beklemediklerini kaydetti.
indir download

9 Ağustos 2010 Pazartesi

İşte 2013'ün Genelkurmay Başkanı


Genelkurmay Başkanı olması için önü açıldı

09 Ağustos 2010 Pazartesi, 10:35:59
İşte 2013'ün Genelkurmay Başkanı
Jandarma Genel Komutanlığı’na getirilen Orgeneral Necdet Özel’in 2013'te Genelkurmay Başkanı olmasının yolu açıldı

Son YAŞ toplantısında Jandarma Genel Komutanlığı’na atanan 2. Ordu Komutanı Orgeneral Necdet Özel'in, son atamalarla birlikte 2013 yılında Orgeneral Işık Koşaner'in emekli olmasının ardından Genelkurmay Başkanı olması bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün imzaladığı atama kararnamesine göre, Jandarma Genel Komutanlığı'na Orgeneral Necdet Özel'in özgeçmişi şöyle: "Özel, 1950 yılında Ankara'da doğdu. 1969 yılında Kara Harp Okulundan, 1970 yılında Piyade Okulundan mezun oldu. 1978 yılına kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı çeşitli birliklerde takım ve bölük komutanlığı yapan Özel, 1980 yılında Kara Harp Akademisinden mezun oldu, ardından kurmay subay olarak Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı Harekat ve Eğitim Şube Plan ve Harekat Subaylığı, Kara Kuvvetleri Genel Sekreterliği İşlem ve Koordinasyon Şube Müdürlüğü, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde Proje Subaylığı, Kara Kuvvetleri Genel Sekreterliği, Kara Harp Okulu Kurmay Başkanlığı ve 9. Piyade Tümen 17. Piyade Alay Komutanlığı görevlerini yürüttü. 1995 yılında tuğgeneralliğe terfi eden Özel, 172. Zırhlı Tugay Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığı Eğitim Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı İç Güvenlik Daire Başkanlığı görevlerinde bulundu. Özel, 1999 yılında tümgeneralliğe terfi etti ve 39. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı ve Kara Harp Akademisi Komutanlığı görevlerini yürüttü. 2003 yılında korgeneralliğe terfi eden Özel, 7. Kolordu Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. 30 Ağustos 2007 tarihinden geçerli olarak orgeneralliğe terfi eden Özel, Ege Ordusu Komutanlığı görevine atandı. Evli ve bir çocuk babası olan Özel, İngilizce biliyor.
indir download

6 Ağustos 2010 Cuma

Bozcaada tatil nerede kalınır nasıl gidilir nerede yemek yenir resimleri

Bozcaada Tatil

Tatil mekanlarını mevsimlere göre sınıflandırmak, bize önerilen tarihlerde oralarda olmak ilk bakışta doğru gibi görünür. Ancak, doğru gibi görünen tarihler bazen keyfimizi kaçırabilir. Yaz için uygun olduğuna karar verip gittiğimiz herhangi bir mekanda 'yüksek sezon' nedeniyle yükselen fiyatlar ve kalabalıklar, kaçan keyfimizin başlıca nedenleridir. Bazen bize gösterilen yoldan gitmemek gerekir. Yoldan çıkmak ya da alternatif yolları denemek hayatımıza farklı tatlar katabilir.

BOZCAADA

Genellikle, 'yaz aylarında gidilebilecek yerler' listesine uygun görülen Bozcaada, bu unvanını altın sarısı kumsalları ve turkuaz denizi nedeniyle hakkıyla kazanmış olabilir. Ancak, kumsallarını ve denizini yok saydığınızda bile Bozcaada'ya gitmek için geriye daha birçok neden kalır.


Bozcaada'nın tüm yiyecek içecek merkezi.


Tenes'in yurdu
Kalabalıkların Bozcaada'dan ayrılmasıyla başlayan terk edilmişlik duygusu, güz aylarının yalnızlık hissi veren hüznüyle örtüşür. Ancak, bu yalnızlığı paylaşacak mekanlar, insanlar gibi Bozcaada'yı terk etmez. Onlar sizinle yalnızlığın ötesinde, birçok şeyi paylaşmak için oradadırlar.
Yazımızın konusu olan bu keyifli mekanları anlatmadan önce Bozcaada tarihinin başlangıcına bir göz atmakta fayda var. Denizler tanrısı Poseidon'un torunu Tenes, efsanelerde, adada ilk yerleşimi kuran kişi olarak anlatılır. "Üvey annesi Filonome Tenes'e âşık oldu, ancak onu ayartamayınca kocası Kral Cycnus'a gidip oğlunun kendisini baştan çıkartmaya çalıştığını söyledi. Tanık olarak da bir flütçüyü gösterdi. Cycnus söylenenlere inandı. Oğlunu bir sandığa kapatıp denize saldı. Sandık dalgalar tarafından bir adaya sürüklendi. Tenes bu adada karaya çıkıp buraya 'Tenes'in Yurdu' anlamına gelen 'Tenedos' adını verdi ve burada kendi kolonisini kurdu."
Ziyaretçileri karşılayan mekanlar her yıl kasım ayına kadar hizmet veriyor. Uzun yıllar adanın yerlileri tarafından işletilen mekanlara, son dönemlerde özellikle büyük kentlerden gelen işletmeciler de katılmış. Butik mekan yaratma düşüncesinde olan bu işletmeciler sayesinde de ortaya birbirinden keyifli restoran, café ve butik oteller çıkmış.



Bozcaada'nın merkezinden, bağların bulunduğu çevresine kadar her yere yayılmış olan bu mekanları anlatmaya adanın merkezinden başlamak uygun olur. Kıyı boyunca sıralanmış restoranlar adanın yemek kültürünü ve ruhunu yansıtması bakımından önemli. Bu restoranlarda Ege'nin zeytinyağlı mezelerini ve balık çeşitlerini bulmak mümkün. Koreli, Şehir, Boruzan bu restoranlar arasında öne çıkanlar. Adanın kıyısından içlerine doğru yöneldiğinizde ise her biri sahiplerinin Ege'yi yorumlama biçimlerine göre dekore edilmiş mekanlarla karşılaşmaya başlarsınız. Bozcaada'nın heybetli kalesinin hemen yanıbaşındaki Lodos Kafe, mönüsünde bulunan asma yapraklı omlet, lipsos buğulama gibi yemeklerle dikkat çekiyor. Yine aynı sokak üzerindeki Salkım Kafe'de ise kalamar dolma, keçi peyniri eritme gibi yerel lezzetlerin yanında çeşitli kahveler bulabilirsiniz.
Adanın birbirinden şirin evlerinin sıralandığı dar sokaklarına girdiğinizde mekan konusundaki sürprizler devam ediyor. Eski Rum mahallesinin girişi olan İstiklal Sokak'ta iki yer hemen dikkat çekiyor. Mavi beyaz boyalı cephesiyle Egeli'yim diye bağıran Güverte Restoran, bir başka Egeli olan Ayvalık'ın zeytinyağlı yemeklerini Bozcaada'ya taşımış. Hemen karşısındaki Sandal Restoran ise ilginç cephesinin yanı sıra sulu yemek çeşitleriyle adaya farklı bir tat katıyor.
Bozcaada'nın konaklama konusundaki en farklı mekanı yine bu mahallede. Yerli ve yabancı birçok rehber kitaba giren Rengigül Konukevi 1876 yılında inşa edilmiş tipik bir Bozcaada yapısı. İstanbul'dan gelip adaya yerleşmiş Özcan Hanım'ın ince zevkiyle döşenmiş konukevinin dört odası var. Odaların ilginç dekorasyonu adeta geçmişe yolculuk yaptırıyor. Burada kalınmasa bile kuş sütünün eksik olduğu kahvaltısı mutlaka denenmeli.
Kaleye farklı bir açıdan bakan, kalenin arkasındaki küçük koyda bulunan iki mekan deniz kenarı konumları ve özellikle akşamüstleri kızıla boyanan kale manzaralarıyla öne çıkıyor. Fuska Kafe deniz kenarına koyduğu minderleriyle tam bir keyif mekanı durumunda. Yanındaki Martı Restoran ise görüntüsü ve sade dekorasyonuyla bir Ege meyhanesi. Ayrıca mönüsünde asma yapraklı sardalya, ahtapot yahni, peynirli patlıcan gibi Ege'nin kaybolmaya yüz tutmuş lezzetlerini bulunduruyor.




Otel Kaikias eski bir Bozcaada evi.

Bağdaki kır evi
Fuska Kafe ve Martı Restoran'la aynı sokakta bulunan Otel Kaikias ve Otel Ahinoe iki katlı tarihi Bozcaada evlerinin restore edilmesiyle insana huzur veren butik otellere dönüştürülmüş. Geçmişte Türk mahallesi olan Alaybey mahallesine geçtiğimizde ise karşımıza Café at Lisa çıkar. Yıllar önce Bozcaada'da yaşamayı seçen Çin-Endonezya melezi Lisa Lay'in sahibi olduğu kafenin, ev yapımı kekleri ve bitki çayları öne çıkıyor.
Biraz da adanın bağlarına doğru yolculuk yaparsak iki ilginç mekanla karşılaşırız. Cez Kırevi, oyuncu Cezmi Baskın'ın kalabalıktan uzak, sakin ve özel ortam arayanlar için yarattığı bir mekan. Üzüm bağlarının ortasında yaratılmış vaha izlenimi veren Bağbadem Tatilevi'nin sahipleri ise İstanbul'lu genç bir çift. İstanbul'dan kaçarak adaya yerleşmişler. Bağbadem Tatilevi'nin nefis manzaralı taş evleri kafa dinlemek isteyenlere önerilir.
Bozcaada'yla ilgili yazı yazıp da şarap ve domates reçelinden bahsetmemek olmaz. Adada şarap üreten Talay, Ataol ve Yunatçılar firmaları özellikle son yıllarda nefis şaraplar yapıyorlar. Bozcaada'nın yerli üzümlerine ekledikleri yeni üzüm cinsleri hem çeşitliliği artırdı hem de şarapların kalitesini. Kırmızı şarapta dolgun tatları sevenlere Talay'ın 'Cabernet Sauvignon-Merlot 2002' ve 'Karalahna 2002'si, Yunatçılar'ın 'Cabernet Sauvignon 2002'si önerilir. Tercihi beyaz şaraptan yana olanlar içinse Talay'ın 'Assos 2002'si, Yunatçılar'ın 'Çamlıbağ Vasilaki 2001'i tavsiye edilir. Şarapta özel lezzet arayanlar içinse Yunatçılar'ın 'Kuntra 2000'si uygundur. Küçük domateslerden yapılan Bozcaada'ya özgü reçelin en hoş yanı, domateslerin içine konulan bademler. Bozcaada'ya yapılacak bir güz yolculuğunun dönüşünde eşe dosta götürülecek en uygun hediyeler şarap ve domates reçeli olacaktır.



Nasıl gidilir
Truva Turizm'in İstanbul ve İzmir'den Bozcaada'ya kalkan gemilerin iskelesi olan Yükyeri'ne direkt seferleri var. Ayrıca üç büyük kentimizden Çanakkale'ye Truva Turizm'in düzenli seferleri ile gelip buradan her saat başı Yükyeri'ne kalkan minibüslere binilebilir. Özel araçla gelenler ise Ezine'nin içinden geçen yoldaki Bozcaada tabelalarını izleyerek Yükyeri İskelesine ulaşabilirler. Bozcaada'ya ulaşmak için asıl dikkat edilmesi gereken feribot seferlerinin saatleri. Truva Turizm İstanbul Tel: 0212-658 36 40. İzmir Tel: 0232-472 00 94. Ankara Tel: 0312-2240096. Feribot bilgileri için Çanakkale Tel: 0286-217 18 15. Yükyeri Tel: 0286-632 02 63. Bozcaada Tel: 0286-697 81 85.

The Gate'in Bozcaada rehberi
Rengigül Konukevi: Atatürk Cad. No: 31. Tel: +90 286-697 81 71. Bağbadem Tatilevi: Arabacı Mevkii. Tel: 0532-263 13 66. Otel Kaikias: Kale Arkası. Tel: +90 286-697 02 50. Otel Ahinoe: Kale Arkası Kazanlar Sok. Tel: +90 286-697 01 55. Cez Kırevi: Tel: 0537-286 00 10. Lodos Kafe: Postahane Arkası. Tel: 0286-697 05 45. Sandal Restoran: İstiklal Sok. Tel: 0537-668 10 25. Güverte Restoran: İstiklal Sok. No: 7. Tel: 0286-697 87 59. Fuska Kafe: Kazanlar Sok. Tel: 0286-697 82 15. Salkım Kafe: Çınarçarşı Cad. No: 20. Tel: 0286-697 05 40. Martı Restoran: Kale Arkası. Tel: 0286-697 88 95. Koreli Restoran Tel: 0286-697 80 98. 
 
 
Bozcaada Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır

Huzurlu, güvenli ve ekonomik bir tatil için;

Bozcaada
Koylarda serinlemek, plajlarda oturup güneşlenmek, karadan özel araçla, bisikletle ya da yürüyerek doğanın tadını çıkarmak, bir tekne kiralayıp dilediğiniz yere demir atmak, oltayla balık tutmak, dalmak... Bunlar, Ege'nin ortasında tertemiz bir denizde gün boyu yüzmenin yanısıra, yapabileceklerinizden sadece birkaçı... Akşam saatlerinde yapılan bir kale gezintisi ve karşısındaki restaurantta değişik lezzetlerden tatmak da cabası... Eğer sizde şehir stresinden uzakta, dumandan ve isten arınmış tertemiz havayı solumak istiyorsanız, rotanızı Bozcaada'ya çevirin...


Kaymakam ve Belediye Başkanı, Bozcaada'nın daha da gelişmesi ve ziyaretçilerin keyifli bir tatil geçirmesi için canla başla çalışıyorlar. Size de sadece adayı ziyaret etmek kalıyor. Türkiye'nin köyü olmayan yegane ilçesi Bozcaada'ya, günübirlik veya haftasonu gidenlerin tercihi; Ayazma Plajı. Adanın en çok rağbet gören yerlerinden olan kıyı bandı ise kum kürüne girenlerin şifa kaynağı. Eşsiz kumsalı, sığ ve ılık denizi, tarifi zor mavi rengiyle Bozcaada, büyüleyici güzellikte. Özel araçlarla gelenlerin plajın üst kısmında park edip gün boyu denizin tadını çıkarıyorlar, kır lokantalarında ve çardaklarda yorgunluk atıp, plaj voleybolu oynuyorlar. Plaja taksiyle gelmek isteyenler için feribot çalışıyor. Feribot limana yanaşır yanaşmaz, taksiler kısa sürede yolcuları plaja ve piknik yerlerine taşıyorlar. Daha sakin koylar arıyorsanız, Ayazma'dan sola devam ederek, Mermer Burnu'na ulaşabilirsiniz. Denize dil gibi uzanan ilginç coğrafi yapısı ve mermer kayalarla kaplı koy, durgun denizi ile rağbet görüyor. Ada çervresinde, hiçbir ücret ödemeden otomobilinizden inip birkaç adımda denize girebilecek daha birkaç koy var. Yürüyüşe çıkanlar, kayalıklarda dolaşanlar ve günbatımını izleyenlerin son durakları, Bozcaada Kalesi'nin bulunduğu liman. 4 yıl önce aydınlatmaya başlanan kalenin muhteşem manzarası karşısında liman içinde yer alan restaurantlar açık havada yemek yemenin zevkini çıkaranlarla doluyor. Konuklar, kirlenmeyen deniz ve havanın verdiği mutluluğun tadına, Bozcaada şaraplarıyla varıyorlar. Bölgeye has kalamar tava, siparişlerin başında yer alıyor. 2-2.5 kg.lik lipsos buğulama ve çorbası, barbunya, sinarit, orfoz ve levrek ise mutlaka tadılması gereken balıklardan.

Farklı lezzetler
Bozcaada'da dalmaya uygun, görüş mesafesi fazla, doğa manzarası güzel bölgeler var. Bozcaada'lı balıkçı-kaptan Kemal Şahin'le tekne turuna çıkarsanız, ilginç tatlarla tanışma imkanınızda olabilir. Bunlardan en keyiflisi kaptan ile birlikte dalıp bu temiz sularda yaşayan deniz kestanelerinin üzerinde küçük taşlar bulunanlarını çıkarmak ve içindeki havyarı hemen oracıkta yemek. Bu ağızda eriyip giden havyarın besleyici değeri oldukça yüksek. Birbaşka besin ise; fuska. Yumurta sarısı rengindeki fuskalar, taşlık bölgelerde bulunuyor ve guatr hastaları için iyot tedavisinde kullanılıyor. Buranın bir başka spesiyali ise "kulfada köftesi". Beyaz renkte, kıyılara yapışık yaşayan ve çatalla çıkarılabilen bir bitki olan kulfada, ekmek kullanılmadan köfte malzemesi ilave edilerek yoğrulup biçimlendiriliyor. Karnıbahar tadına benzeyen ve genellikle Rumlar'ın kullandığı bu meze, rakı ile tüketiliyor.

Üzüm ve şarap
Temmuz ayı ortalarında tatlı bir esinti başlıyor Bozcaada'da. İnsanı bunaltmayan, yakmayan rüzgar, sabah 10:00'da başlayıp 17:00 'ye kadar sürüyor. Ada genelde kurak. Ama Dünyaca ünlü üzümler bu nemli rüzgarla beslenip lezzetini buluyor. Bozcaada'da bağcılık, adının tarihi kadar eski. Evliya Çelebi ünlü seyehatnamesinde Bozcaada'dan söz ederken; Dünyanın en güzel çavuş üzümlerinin yetiştiği yer olarak tanımlıyor. Adanın 18.500 dönümü, bağlarla kaplı. Güneş, toprak ve rüzgarın etkisiyle bu günkü kalitesine ulaşan üzümlerden yapılan şaraplar, Bozcaada şarapları olarak ünlenmiş. Sofralık Çavuş Üzümü poyraz rüzgarlarının etkisiyle ince kabuklu, tatlı ve lezzetli. Karasakız ve Vasilaki gibi çeşitler şaraplık olarak kullanılıyor. Bölgede üç fabrika faaliyet halinde. Hüseyin Pehlivan Talay (Truva), Ataol(Eski) ve Rağbet(Yunatçılar) şarapları dinlenmiş, yıllanmış, mantar kapaklı ve sek şaraplar. Limanda yeralan Volkan Büfe'de ikili-üçlü hediyelik ambalajlardan da alabilirsiniz. Salhane, Bira Bar ve restaurantlar, şarapların yerinde tadıldığı yerler. Adanın sahilinde ise barlar sıralanıyor. Gençler, yaz gecelerinde gruplar halinde, ateş yakarak dansedip eğleniyorlar. Eğer bu baş döndürücü güzellikler karşısında bir bağ evi alıp, Bozcaada'ya yerleşmek, bir tarla veya Rum evi fiyatları hakkında fikir edinmek isterseniz, Hüseyin Pehlivan'la (286) 697 83 33 veya (286) 697 86 05 no'lu telefonlardan bağlantı kurabilirsiniz.

Bozcaada Kalesi
Adanın kuzey burnu üstünde kurulmuş olan kalenin, kimler tarafından yapıldığı bilinmiyor. Venedik, Ceneviz ve Bizanslılar döneminde kullanılan kale, Çanakkale Boğazı'nın önemi nedeniyle Fatih Sultan Mehmet tarafından onarılmış. Kanuni Sultan Süleyman ve 2.Mahmut tarafından genişletilen kale, 1965-70'te Turizm Bakanlığı tarafından gözden geçirilmiş. 10 metre genişliğinde ve 250 metrelik su hendeğiyle adadan ayrılan Bozcaada Kalesi, iç ve dış olmak üzere iki kısımdan oluşuyor. Surlarla çevrili bölümlerde su sarnıcı, cephanelik, revir, karargah, kuyu, çeşme, camii, atölye ve kışla binası bulunuyor. Kale, görkemli görünüşüyle dışardan olduğu kadar içerden de etkileyici. Ilık havada taş basamaklarla surlar ve burçlara tırmanan ziyaretçiler, Bozcaada'nın panoramasını farklı açılardan izleyip, fotoğraflama olanağı buluyorlar. Kale içinde bulunan müzeyi gezmek isteyenler ise sergilenen çeşitli amforalara hayran kalıyorlar. Gün batımından hemen sonra, güçlü spotlarla ışıklandırılan Bozcaada Kalesi, Bodrum Kalesi'ne nispet yaparcasına, Ege'nin ortasında ışıl ışıl parlıyor.

NASIL GİDİLİR?
İstanbul'dan özel araçla yola çıkanları, iki kez feribot yolculuğu bekliyor. Otoyoldan Kınalı çıkışından ayrılanlar, Tekirdağ-Keşan'a gelince Gelibolu yönüne dönüp saat başı kalkan feribotlarla Lapseki veya Eceabat'tan Çanakkale'ye geçebilirler. Araç sırasında beklemek istemeyenler için 5-6 araç kapasiteli dolmuş motorlar, Gelibolu ve Kilitbahir'den Çanakkale'ye sefer yapıyorlar. Çanakkale üzerinden Ezine'ye gelince Geyikli'ye ayrılan yoldan, Bozcaada Feribot İskelesi'ne ulaşabilirsiniz. Bozcaada İskelesi'nde akaryakıt istasyonu var. Adanın tüm yolu asfalt ve tam tur yapabiliyorsunuz. Bisikletiniz varsa koyun arabanıza ve yola koyulun!... Daha uygun bir yer bulamazsınız. Tertemiz havada pedal çevirip gezmeye elverişli yolların tadını çıkarabilirsiniz.

Adaya alternatif ulaşım İskeleden adaya geçişlerde Benan Edis (adada dalış okulu da var) ile irtibat kurulduğunda günün her hangi bir saatinde ulaşım sağlayabiliyor. Özellikle bu hizmet, anakara ile ada arasında çalışan vapurları kaçıranlar için kolaylık sağlıyor. Ayrıca, ada etrafında gerek dalış için gerekse gezi için tekne turlarına katılabiliyorlar.

Aganta Turizm ve Yatcilik
Gsm: 0536 772 60 72

Şayet Seyahat acentası ile gitmek isterseniz Bozcaada'ya tur düzenleyen Arnika Seyahat Acentası'nı tercih edebilirsiniz.



NEREDE KALINIR?


Bozcaada, son yıllarda yeni açılan ve genişletilen konaklama tesisleriyle daha yüksek yatak kapasitesine ulaşmış. Yaz-kış açık tesislerin çoğunu ise pansiyonlar oluşturuyor. Farklı bir atmosferde konaklamak isteyenlerin birinci tercihi; Ege Hotel. 3 katlı Otel binası, 1800 yıllarında Rum ilkokulu olarak yapılmış. 1923'te kapanan okul, 1963'e kadar Türk ilkokulu olarak kullanımış. Hayli yıpranan bina 1986 yılında Bakanlık izniyle yeniden restore edilerek, 36 oda ve 80 yatak kapasitesi ile turizmin hizmetine girmiş. Gönüllü ve güleryüzlü bir ekip tarafından hizmet verilen otelde konaklamak için, (286) 697 81 89 no'lu telefonlardan Ümit Turan'a rezervasyon yaptırabilirsiniz. Bozcaada'daki Aksiyon Pansiyon ise 7 odalı. Banyolu, kaloriferli, ve temiz odalarıyla pansiyon, kışında açık. Nazire Aksoy'un işlettiği otel, kafe ve taksi ulaşımı hizmetleri de veriyor.
indir download

Altınoluk ve Şahinderesi Kanyonu hotelleri nasıl kalınır nereye gidilir


İster dağa çıkın, ister denize inin...
Bu defa havası, suyu ve şifalı otlarıyla sizi bambaşka bir cennete davet ediyoruz. Altınoluk ve Şahinderesi Kanyonu huzur ve sağlık arayanlar için ideal bir yer... İsterseniz Kazdağı'na çıkıp dağ havası alın, isterseniz kanyonda dolaşın, isterseniz de kanyona girin...
İsmini çevresinde bulunan Şahinderesi Kanyonu ve altın sarısı renkteki zeytinyağından alan Altınoluk eski ismi papazlık olan bir Rum köyü. Hem deniz, hem de dağ turizminin birlikte yaşanabildiği bölge bol oksijenli temiz havası ve dünya çapındaki zeytinyağıyla ünlü. Kazdağı eteğinde Edremit Körfezi'nin incisi durumundaki yerleşim bölgesine aşırı talep nedeniyle hayli konut yapılmış. Ancak kalabalık şehir merkezini bırakıp eşsiz güzellikteki yol tarafına bakarsanız kanyon girişi, dağ manzarası, şelale ve göletler göze, alabalık çiftlikleri ise damağınıza hitap edebilecek güzellikler sunuyor. Mayıs ayında zeytin, iğde, badem, ıhlamur, hanımeli, zambak ve kır çiçekleriyle baş döndürücü bir koku yaydıkları çiçek açma mevsimlerinde Yedigöller Milli Parkı'nı kıskandıracak güzelliğe bürünüyor. Özellikle 610 metre yükseklikte bulunan (Fidanlık mevkii) bozuk dağ yoluna rağmen tüm yorgunluğunuzu unutturacak güzellikte şelale ve doğa yapısına sahip.
Altınoluk yöre halkı etraftaki diğer köylere nazaran masada yemek yemeye intibak eden ilk köy olmuş. Altınoluklular Midilli Adası halkı ile son derece samimi temas halindelermiş. Hatta zamanın beylerinin karbeyazı gömlek yakaları kolalanmaya Midilli'ye gönderirlermiş. Yöre hanımlarının vazgeçilmez tutkularının başında ise takılar geliyormuş. Günümüzde Altınoluk aileler için tercih edilen yazlık tatil yerlerinin basında geliyor. Zengin çarşısı, cafe-bar ve çay bahçeleri şenlenirken akşam yemek sonrası başlayan piyasa gecenin geç saatlerine kadar devam ediyor. Yürüyüş parkuru Altınoluk meydanı dondurmacı Vardar önünden sahil boyu ve Mendirek sonuna dek sürüyor. Plajlar ise hem ücretsiz hem de her yerden denize girme imkanı sağlıyor. Sezon sonu Eylül ayında uyuyan deniz, dipte gazete okuyacak kadar net görünüp berraklaşıyor.

Kaz Dağı Düden Yaylası
Mare&Monte tur'a katılan günübirlik veya konaklamalı kamp yapmak isteyen gruplarla eski Altınoluk yerleşim merkezi Çam Mahallesinden saat 10.00 da Kaz Dağına doğru dağ yoluna giriliyor.
Sırasıyla Küp Gediği, Sarısu, Üç Pınarlar, Karaçam, Kazak Pınarı, Şah Taşları sonrası Düden'e geliniyor. Tur rehberi güzergâh boyunca iki kez mola vererek hem gezi boyunca görülecek yerler, hem de Kaz Dağının mitolojik geçmişi hakkında aydınlatıcı bilgi veriyor. Düden mevkii, kapalı ev ekonomisinin geçerli olduğu yıllarda, dağın iki yamacında oturan insanlar senenin belirli zamanlarında mallarını ihtiyaç doğrultusunda takas yoluyla değiştirdikleri yer olarak biliniyor. Türkmenlerin konargöçer olarak
yaşadığı, yaz aylarında oba kurup kamp yaptığı ve günümüzde Milli Park sınırları içinde olan bölgede "Milli Park Kamp Alanı" tahsis edilmiş. Kapalı korunak, duş, wc, mutfak, çamaşır yıkama yeri, alabalık yaşatma
havuzu, çeşme, çadır yerleri, hamaklar, salıncaklar bulunuyor. Altınoluk - Düden arası yer yer engebeli toprak olan dağ yolunda 4x4 türü dağ araçlarıyla ulaşım sağlanıyor. Düden Yaylası, Anadolu yükseltileri arasında cüce sayılmasına rağmen deniz seviyesi sıfır noktasından 1250 metreye 26 km gibi kısa mesafede ani çıkılması nedeniyle ilgi çekiyor. Yazın en sıcak aylarında bile serin olan yaylada rüzgâr sesi ile nefis botanik kokusu buram buram hissediliyor. Endemik bitkiler, dağ laleleri, mevsiminde kelebekler, tüm doğal ortam fotoğraf severleri mutlu etmeye yetiyor. Yol boyunca tur yolcuları bazen yaban hayatın sürprizlerinden ayı, domuz, karaca görme şansı bulabiliyorlar. Dağın ilk 500 metre yükseltileri zeytin ağaçları, 650 metre kızılçamlarla Akdeniz orman tipi görülebiliyor. 4 mevsim yaşanan dağın Kuzey yamacında ise karasal iklim nedeniyle kızılçam bulunmuyor. Mayıs sonu Eylül sonuna dek tur düzenlenen turlarda Düden Mevkiinde mola için soluklananlar yemek siparişlerini verip Küçük Düden Mevkide 15 dakikalık bir yürüyüş yaparak burada ki koyun ağılında süt sağma, peynir yapımı gibi yöresel üretimleri görüyor, acıkmış olarak Düden kamp alanına dönüyorlar. Tavada pişirilmiş alabalıklar, henüz açılan hamurlarla yapılan gözlemeler, salata ve meyveler, buz gibi pınarlarda soğutulmuş biralar, meşrubatlar büyük iştahla yenip içiliyor. Yemek, dağın pınar sularından demlenen çaylar, kahvelerle tamamlanıyor. Sürenin durumuna göre Şahin dere kanyonu Gücük Burun'dan kanyonun muhteşem ve tüyler ürpertici, görkemli manzarası seyrediliyor. Bol bol anı fotoğrafları çekiliyor. Son etapta dağın zemin sularında ki tertemiz göletlerde yüzüp safarinin tozu atılıyor. Akşam 18.00 de doğanın natürel kalbinden ayrılıp Altınoluk'a dönen grup yeniden betona yenik düşmüş sahillere ve trafiğin içine girerken bir başka geziye katılmak üzere vedalaşıp ayrılıyorlar.
Kişi başı 30 YTL ödenen turlarda Alabalık için 7, gözleme için 3 YTL ödeniyor.
Mare&Monte Seyahat Acentesi:
Tel: (0-266) 396 17 30 Gsm: 0536 329 26 00
Acentenin Hasanboğuldu, Sutüven Şelalesi, Tahtakuşlar Etnografya Galerisi, Başdeğirmen Şelalesi, Adatepe, Yeşilyurt, Zeus Atları, Ayı Dere, Bozcaada, Kuşadası, Gökçeada, Assos, Truva, Gelibolu Yarımadası Milli Parkı, Kaz Dağı Zığındere gibi çeşitli yerlere turları bulunuyor.
www.hotelmaremonte.com

Şahinderesi Kanyonu
Altınoluk'u oksijen çadırına dönüştüren etkenlerin başında Şahinderesi Kanyonu geliyor. Bölgede hava değişimini sağlayan kanyon, dağdan çektiği çam kokulu havayı ovaya dağıtırken, denizden aldığı iyot kokulu havayı, dağa çıkartarak bir çeşit baca görevi görüyor. Karşılıklı hava sirkülasyonunu sağlayan 27 kilometre uzunluğundaki kanyonun yüksekliği 600 metre. Açık U şekilli aralığı 700 metre civarında. Çevresi şifalı bitki ve otlarla bezeli olan Şahinderesi Kanyonu'na Orman İşletme Müdürlüğü'nden izin alınarak giriliyor. Rehbersiz gezmenin oldukça zor olduğu Şahinderesi Kanyonu'nda 25 kilometrelik bozuk toprak yol daha ziyade Jeep türü araçlara geçit veriyor. Mare Monte Oteli'nden Erinç Ersöz'ün kurduğu seyahat acentasının dağa düzenlediği turlar grubunun arzusuna göre şekillenip tam gün sürüyor.

Kanyonda bekleyen sürprizler
Şahinkale'nin kuzeyine gitmek için Avcılar Köyü'nden orman yoluna giriliyor. Ormana giriş izninizi görevli bekçiye gösterip köprü başından Kışla Dağı'na varılıyor. Yol üzerinde çok soğuk, kireçsiz vücut üzerinde çarçabuk kuruyan suya sahip gölcükler bulunuyor. Bunlardan biri olan Dereçatı mevkiinde yüzebilirsiz. Bu nedenle yola çıkmadan önce mayo ve havlunuzu yanınızda bulundurun. Su ve kuş sesinden başka ses duyulmayan bölgede pınar suları hayli bol. "Dereçatı suyu" çiçek ve kekik kokularını da beraberinde getirip, yosunlu kayaların kalbinden akıyor. Biraz ilerideki pınar ise nane otları arasından aktığı için "Naneli pınar" ismiyle anılıyor. Kanyonda ilerleyen Gücük Burun, Ağlayan Çam, Kestane Deresi, Yörük Pınarı, Selvili Mezarlık, Ayı Kapıları, Damla isimli etapları geçip kabaran iştahınızla Altınoluk'a dönebilirsiniz.

Şifalı otlar
Birçok hastalığın tedavisinde başrolü üstlenen otların tüm çeşitlerini Kazdağı'nda bulmak mümkün. Bitki ve otlara meraklılar eczacı ve doktorların aradığı isim ise; dağın neresinde, ne zaman ne yetiştiğini çok iyi bilen İbrahim Arısoy. Hiç oturulmamış bir evi seramikle döşetip bitki ve ot kurutan İbrahim Arısoy'un Tel0-266) 396 05 28 Dağın otları arasında çarpıntıyı önleyen Melisa geliyor. Stresi yok edip, kalbe ve taniyona iyi geldiği söylenenler arasında.
Kandil Çayı: Bademcik ve boğaz hastalıklarına,
Papatya, nane: Nezle ve sinizüte Isırgan otu: Çayı, tohumu havanda dövülüp bal ile karışımlarda kullanılarak tüketiliyor.
Karabaldır otu: Prostat ve basura iyi geldiği söyleniyor.
Üç çeşidi bulunan kekik otu şeker hastalığına ve her derde deva olduğuna inanılıyor. Milli park sınırları içinde her türlü ot ve bitki toplamak yasaklandığı için meraklılar sadece fotoğraf çekmekle yetiniyorlar.

Kayalar
Kaz Dağı'ndaki karların erimesiyle debisi iyice artan sular , dereler ve şelaleler oluşturuyor. Kanyonun kalbi sayılan ve 70 derecelik açıya sahip dik yamaçları, granit kayaları aşındırıp zımparalanmış kaya şekilleri yaz sonunda suların azalmasıyla ortaya çıkıyor. Bu görüntü ise pastoral fotoğraf meraklılarına görsel bir ziyafet çekiyor.
indir download

Alaçatı Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri



Rüzgârla randevumuz var!..

Rüzgâra karşı zafer kazanmak doğa ile bire bir mücadeleye girmek, 60-70 km hızla denizin yüzeyinde uçmak... Özgürlüğü doyasıya yaşayabileceğiniz, oksijeni beyninizde ve ciğerlerinizde hissedebileceğiniz bir doğal ortama, Alaçatı'yla gidiyoruz.


Kuş cenneti ve doğa cennetinden sonra, şimdide surf cenneti Çeşme Alaçatı'dayız.
indir download

Marmara Bölgesi Özellikleri kalınacak yerler



Marmara Bölgesi, Balkan Yarimadasi ile Anadolu arasin da bir geçis alani olusturur. Avrupa ve Asya bu bölgede birbirine baglanir. Yaklasik 67.000 km2lik yüzölçümüyle ülke yüzeyinin %8,5'ini kaplar. Adini bütünüyle topraklari içinde kalan ve bogazlar araciligiyla Karadeniz ve Ege Denizi'ne açilan ayni adli iç denizden alir. Ege kiyilari açiginda yer alan Bozcaada ve Gökçeada (imroz) da Marmara Bölgesi alanina girmektedir.

Marmara Bölgesi doguda Karadeniz ve Iç Anadolu Bölgeleri, güneyde Ege Bölgesi, kuzeybatida da Yunanistan ve Bulgaristan ile çevrilidir. Diger bölgelerde oldugu gibi, Marmara Bölgesi'nin sinirlari da her yerde il sinirlarina uymaz. Edirne, Kirklareli, Tekirdag, Istanbul, Kocaeli ve Yalova illeri bütünüyle bölge sinirlari içindedir. Sakarya, Bilecik, Bursa, Balikesir ve Çanakkale illerinin bazi topraklari ise Ege ve Karadeniz Bölgelerinin sinirlari içinde yer alir.

Marmara Bölgesi'nin halki geçimini sanayi, ticaret, turizm ve tarimdan saglar. Türkiye'nin baslica sanayi bölgesidir. Bölgedeki en gelismis sanayi alani Istanbul-Bursa-Izmit eksenidir. Ilkçag'dan beri önemli bir ticaret merkezi olan ve kitalararasi ulasim yollari üzerinde bulunan Istanbul, bölgeye ülke çapinda bir üstünlük saglar. Bölgenin diger yörelerinde de yaygin sanayi faaliyetlerine rastlanir. iretilen baslica sanayi mallari arasinda islenmis gida, dokuma, hazir giyim, çimento, kagit, petrokimya ürünleri, beyaz esya, gemi ve yat sayilabilir.

Bölgede ayni zamanda tarim da çesitlenmistir. Ekili alanlarin yaklasik yarisi bugday tarlalarindan olusur. Bugdayi sekerpancari, misir ve ayçiçegi üretimi izler. Türkiye'nin ayçiçegi üretiminin yaklasik %73'ünü, misir üretiminin yaklasik %30'unu gerçeklestiren bölgenin sebze ve meyve üretimi de önemli bir miktari bulur. Misir üretiminde Karadeniz Bölgesi'nden sonra ikinci sirada yer alan bölge, zeytin üretiminde de Ege Bölgesini izler. Sofralik Gemlik zeytinleri ünlüdür. Bagcilik konusunda da gelismis olan bölgede, Tekirdag, Sarköy, Mürefte, Avsa ve Bozcaada üzüm ve sarap lariyla taninir.

Avrupa'nin güneydogusunda yer alan Marmara Bölgesi, dünyanin en güzel manzaralarina, önemli mimarlik ve sanat eserlerine sahiptir. Marmara Denizi'ndeki adalar, yarimadalar ve koylar, bölgedeki daglar ve ormanlar ile kentlerde tarih ve doga içiçedir. Birçok büyük uygarligin dogdugu ve gelisip kök saldigi bu bölge, iki kita arasinda geçis yapan kavimlerin göç yollarini olusturmustur. Bu ka vimlerin ve bölgeye yerlesen uluslarin biraktiklari izlere adim basinda rastlamak mümkündür. Essiz dogal ve tarihi degerlere sahip olan bölgede turizm de çok gelismistir. Her yil bölgeye önemli sayida turist gelmektedir. Bölge Türk turizminin ülke genelinde finans, yatirim, egitim ve operasyon merkezidir.

Bir Dünya Kenti: Istanbul

"Orada, Tanri ve insan, doga ve sanat hep birlikte, yeryüzünde öylesine mükemmel bir yer yarattilar ki, görülmeye deger."

Avrupa ve Asya'nin bulusma noktasi olan Istanbul Bogazi'nin iki yakasinda yer alan bu essiz kenti ünlü Fransiz yazari Lamartine böyle tanimliyor. Istanbul, iki ayri kitanin sinirinda, dogu ve batinin kültür, sanat ve din konularindaki birlesimini tolerans ortaminda gerçeklestiren sentez bir kenttir. Doganin binbir güzellikle süsledigi koylar, korular, zümrüt misali yamaçlar arasinda uzanan istanbul Bogazi gerçekten essizdir. Istanbul'un Avrupa kesiminde yer alan ve sekli boynuzu andiran Haliç (Altin Boynuz) Körfezi, dünyanin en güzel dogal limanlarindan biridir.

"Imparatorluklar Baskenti" olarak bilinen kentin tarihi çok eskilere dayanir. M.Ö. 658 yillarinda Megaralilar tara findan kurulmus ve kumandanlari Byzas'in ismine izafeten Byzantium adini almistir. Hizla gelisen ve zamanla büyük bir ticaret merkezi haline gelen kent Roma, Bizans ve Osmanli imparatorluklari'nin baskenti olarak yüzyillarca yasamistir. Bugün ise Türkiye'nin en önemli turizm, ticaret ve sanayi sehridir.

Istanbul'un en güzel tarihi eserleri, Marmara Denizi ile Haliç arasinda uzanan kara surlarinin iç kesimindeki tarihi yarimadada yer alir. Bu tarihi yarimada Roma, Bizans ve Osmanli imparatorluklari'nin izlerini tasiyan sanat eserleriyle dolu bir açik hava müzesi gibidir. Kentin tepelerini sayilari 500'ün üzerinde olan camiler süsler.

Istanbul Bogazi birbirinden güzel sahilleri süsleyen yemyesil korulari, parklari, saraylari, yalilari, camileri ve birer gerdanligi andiran Bogaziçi ve Fatih Sultan Mehmet asma köprüleri ile görülmeye deger bir dünya cennetidir. Bogazda yapilacak bir vapur gezisi tüm bu güzellikleri gözler önüne serer. Istanbul Bogazi ve adalari, yelken sporu için ideal yerlerden biridir. Yat turizminin de oldukça gelistigi kent uluslararasi bir yatçilik merkezidir. Ataköy Marina, Kalamis ve Fenerbahçe marinalari yatçilara geceleme dahil olmak üzere daha birçok imkanlar sunmaktadir.

Istanbul çevresinde bulunan yerler arasinda, Kilyos ve Sile plajlari ile taninan tatil beldeleridir. Polonezköy ise 19. yüzyilda Polonyali göçmenlerin gelip yerlestigi, çevresi ormanlarla kapli ideal bir dinlenme yeridir. Belgrad Ormanlari Istanbul'un akcigerleri olarak bilinir. Milli Park olan Belgrad Ormanlari'nda ayrica Atatürk Arboretumu ve Osmanli döneminden kalma su kemerleri görülmeye degerdir. Silivri ve Kemer'de ise golf oynamaya elverisli genis sahalar bulunmaktadir.

Kocaeli ve Sakarya

Karayolu ile Istanbul'a bagla nan Kocaeli kenti, çevresindeki meyve ve sebze bahçeleri ile bir endüstri merkezidir. Roma döneminde "Nicomedeia" olarak bilinen kent merkezi ve çevresinde, Osmanli döneminden kalma birçok tarihi eser bulunur. Kent yakin larindaki Hereke, hali dokumaciligi ile ünlüdür. Marmara Denizi'nin kuzey kiyilarinda yer alan Gebze'nin ise zengin bir tarihi vardir. Ünlü Kartacali kumandan Anibal'in mezari burada bulunmaktadir.

Bir endüstri sehri olan Sakarya ilinin genis ovalarinda bereketli tarim alanlari yer alir. Sakarya nehri tarafindan beslenen zengin alüvyonlarla kapli alanlarda, bol vitaminli meyve ve sebzeler yetistirilmektedir. Topraklarinin verimli olmasindan dolayi eski devirlerde bu bölgenin insanlari güzellikleri ile taninirdi. Nitekim Roma imparatoru Hadria nus'un dillere destan güzelligi ile taninan esi Sabina, bu yörede yetismis ve daha sonra Roma'ya gelin gitmistir.

Trakya Yöresi

Gözalabildigine ayçiçegi tarlalari ve üzüm baglari

Türkiye'nin Avrupa bölümünü olusturan Trakya'nin genel görünümü böyledir. Avrupa'dan gelip Edirne kentine giren bir yabanci, önce Türk mimarisinin saheseri Selimiye Camii ile gözgöze gelir. Dis ve iç mimarinin maksimum estetik boyutlara ulastigi Selimiye Camii, Türk sanatinin güzelligini Avrupa'ya yansitir. 18. yüzyilda Avrupa'nin yedi büyük kentinden biri olan ve yaklasik yüz sene Osmanli Devleti'nin baskentligini yapmis olan Edirne'de camiler, kervansaraylar, çarsilar, köprüler ve diger özgün Osmanli mimarisi eserleri görülmeye degerdir. Edirne'nin ünlü geleneksel Kirkpinar Güresleri, her sene yaz basinda Sarayiçi denilen agaçlik bir alanda yapilmaktadir. Bir hafta devam eden güres karsilasmalari sonucu baspehlivanlar seçilmektedir.

Trakya'nin batisinda bulunan, genis kumsallara ve Osmanli mimarisinin güzel örneklerine sahip olan Tekirdag ili, üzüm baglari ve sarap festivalleri ile taninir. Tekirdag'in batisinda yer alan Sarköy ve Mürefte, bölgenin tatil beldeleri olmalari yaninda önemli sarapçilik merkezleridir. Sarköy'de her yil sarap festivalleri düzenlenmektedir. Rüstem Pasa Camii ve bedesteni kentteki en önemli Türk eserleridir. Macar Halk Kurtulus Kahramani Prens II. Rakoczy Ferench'in yasadigi ev, onun anisina müze haline getirilmistir.

Türkiye'nin Avrupa topraklarindaki en ge nis ili olan Kirklareli, doga ve tarih açisin dan zengin bir ildir. Genis ormanlara sahip olan kentte, meyvecilik önemli bir geçim kaynagidir. Karadeniz kiyilarindaki Igneada ve Kiyiköy ince kumlu plajlari ile taninir. Kent alinirken sehit düsen 40 akincinin anisina yaptirilan 18 sütunlu "Kirklar Sehitligi" kentin sembolüdür.

Güney Marmara

Marmara Denizi'nin güneyinde yer alan Çanakkale il merkezi, önemli bir deniz geçidi olan Çanakkale Bogazi'nin en dar yerinde, dogu sahilinde kurulmustur. Çanakkale içinde yer alan 15. yüzyildan kalma Çimenlik ve Kilitbahir Kaleleri bogaza ayri bir güzellik verir. Gelibolu Yarimadasi, I. Dünya Savasi sirasinda Çanakkale cephesinde sehit düsen 500.000 askerin anisina Milli Park ilan edilmistir. Milli Park'in güney ucunda 42 metre yüksekligindeki Çanakkale Sehitleri Aniti yer alir. Özellikle geceleri bogaza giren gemilerden anitin isiklandirilmis görünümü çok etkileyicidir.

Çevrede Fransiz ve Ingilizlere ait anitlar da bulunur. Anzak askerlerinin çikartma yaptigi Ariburnu sahillerindeki Anzak koyunda, üzerinde Atatürk'ün Çanakkale savasi ile ilgili olarak söyledigi ünlü hümanist söylevinin yazili oldugu Anzak Aniti görülmeye degerdir.

Çanakkale Bogazi'nin Ege Denizi'ne açildigi yerde biri kuzeyde Gökçeada (imroz), digeri güneyde Bozcaada olmak üzere iki ada yer alir. Gökçeada Türkiye'nin en büyük adasidir. Adada her yil Agustos ayinda karnavallar düzenlenir. Bozcaada ise gözde bir tatil beldesidir. Adanin üzümlerinden elde edilen saraplar çok lezzetlidir.

Çanakkale'nin kuzeybatisinda, kuzeyden güneye dogru tarihi kentler uzanir. Anadolulu Homer'in Ilyada Destani'nda isimleri geçen Kral Priamos, Hektor, Paris ve Güzel Helena'nin yasadigi ve tahta atiyla ünlü tarihi Truva kenti, Çanakkale'nin 30 km. güneybatisindadir. Truva'nin daha güneyinde sirasiyla Neandria, Aleksandria, Troas, Chryse ve Assos yer alir. Behramkale, tarihi ismiyle Assos, tarihi kent olmanin yaninda entellektüellerin tatil merkezi olarak bilinir. Denizden 248 m. yüksekligindeki Assos akropolün de yer alan Athena Mabedi, M.Ö. 6. yüzyilda yapilmistir. Balikesir ili kuzeyde Marmara ve batida Ege denizleri ile çevrelenmistir. Zaganos Pasa Camii, Yildirim Camii, Saat Kulesi ve Karesi Bey Türbesi kent içinde yer alan önemli tarihi eserlerdir.

Balikesir ilinin Marmara sahillerindeki en büyük yerlesim yeri olan Bandirma, Marmara'nin Istanbul'dan sonraki en büyük limanidir.

Bandirma'nin kuzeybatisinda bulunan Erdek plajlariyla, Belkis (Kyzikos) tarihi eserleriyle taninir. Erdek'ten deniz ulasimi olan Marmara, Avsa ve Pasalimani adalari dogal güzellikleri, plajlari ve leziz saraplariyla ziyaretçileri çeker. Bandirma'nin güneyinde yer alan Manyas Gölü'nde Kus Cenneti Milli Parki bulunmaktadir. Kus Cenneti'ne her yil 239 türden üç milyona yakin kus gelmektedir. Bu ortam, kuslar için vazgeçilmez konaklama ve üreme alanidir. En uygun ziyaret mevsimi 1 Nisan ile 30 Mayis arasindadir.

Balikesir ilinin Ege kiyilari Edremit körfezi çevresinde siralanir. Dogal ve tarihi zenginlikler ile dolu olan Edremit körfezi sahillerinin tümü zeytin agaçlariyla kaplidir. Bundan ötürü bu sahillere "Zeytin Rivierasi" da denilmektedir. Gele neksel mimarinin korunarak yasatildigi yörede çok sayida tarihi ev bulunur. Edremit'in kuzeyinde Kaz Dagi Milli Parki yer alir. Mitolojiye göre dünyanin ilk güzellik yarismasi bu dagda yapilmis, Truva Krali'nin oglu Paris bu dagda yasamistir. Estetik degerleri korumak ve yasatmak isteyen Fransizlar, dünya tarihi ve mitolojisini arastirmis ve baskentlerinin ismi için, Kaz Dagi'nda yasamis olan Anadolulu Paris'i seçmislerdir.

Akçay, Altinoluk, Ören ve Ayvalik, Edremit çevresinde yer alan dogal güzellikleri ve genis kumsallari ile taninan tatil beldeleridir. irili ufakli 22 adanin bulundugu Ayvalik'ta doga, sahilleri adeta ince bir dantela gibi islemistir. Bu güzellikler panoramik olarak Seytan Sofrasi denilen mevkiiden izlenebilir. Çamlik ve Alibey Adasi (Cunda) dogal güzelliklerin yaninda, damak tadini sevenler için leziz ve degisik deniz spesialitelerinin yapildigi restoranlari ile de taninir. Çevrede bulunan adalar üzerinde Bizans döneminden kalma çesitli manastir ve kiliseler bulunmaktadir.

Sakarya Nehri tarafindan sulanan topraklarda kurulan Bilecik ili, Osmanli tarihi açisindan önemli bir merkezdir. Osmanli imparatorlugu'nun kurulusunun temelleri bu yörede atilmistir. Kentin 30 km. dogusunda bulunan seramikleriyle ünlü Sögüt, eski Türk boylarindan Kayilar'in yerlesim yeridir. Stilize Türk çadiri seklinde insa edilmis olan Türk Etnografya Müzesi görülmeye degerdir.

Ipek Diyari Yesil Bursa

UNESCO tarafindan Avrupa'nin çevresini en özgün sekilde koruyan kenti seçilen Bursa'da doga, tarih, yesil ve mimari güzel bir harmoni ortaminda bütünlestirilmistir. Kentteki Koza Meydani, bu bütünlügün en güzel örneklerinden birini sergiler. Meyda nin etrafinda yer alan camiler, Koza Han, restore edilmis eski evler, tarihi çinarlar ile etrafindaki kafeler, kapaliçarsilar ve havuzlar kisiyi Koza Meydani'na hayran birakir. Ipegi, havlulari ve kaplicalari ile ünlü olan Bursa, ayni zamanda büyük bir sanayi kentidir. Özellikle otomotiv ve tekstil sanayii çok gelismistir. br>
Osmanli döneminden kalma birçok eser bulunan kentin güneyinde, modern tesislere sahip, kis sporlari için ideal bir merkez olan Uludag Milli Parki bulunur. Bursa'nin kuzeydogusunda yer alan Iznik Gölü ise bir dogal güzellikler beldesidir. Gölün çevresi ormanlar ve üzüm baglari ile kaplidir. Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir yerlesim merkezi olan Iznik, Osmanlilar döneminde de önemini korumustur. Dünya çini sanatinin en güzel örnekleri, Osmanli çini ustalari tarafindan burada yapilmistir. Çekirge ise Bursa'nin termal merkezidir. Bizans döneminden bu yana kullanilan Çekirge Kaplicalari'nda çesitli tedavi merkezleri bulunmaktadir.
indir download

Bursa Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri



Bursa'ya gitmek için çok neden var

İpek yolu üzerinde bulunan tarihi şehrin verimli ovası üzerinde, yolun her iki yanına dizili son derece modern fabrikaları görünce önceleri sanki bir Alman kentine giriyormuş izlenimi uyanıyor. Fakat şehir merkezine yaklaştıkça standart Bursa'da olduğunuzu çok geçmeden anlıyorsunuz.
indir download

Winrar veya WinZip programlarında virüs uyarısı



Güvenlik uzmanlarına göre virüsler, antivirüs programlarından sıyrılabiliyor.



Güvenlik uzmanlarına göre virüsler, antivirüs programlarınca kolayca tespit edilebiliyor; ancak Winrar veya WinZip gibi arşiv programlarının içerisine gizlenen virüsler antivirüs yazılımlarından kendilerini başarıyla gizlemeyi başarıyor.

kullanıcılarının en büyük derdi olan virüsler, kısmen antivirüs araçlarıyla tespit edilebiliyor ve bu programlar sayesinde virüsler silinebiliyor. Ancak sıkıştırılmış dosyalar söz konusu olduğunda antivirüsler aynı başarıyı maalesef gösteremiyor.

Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Black Hat güvenlik konferansında rar ve zip gibi arşiv dosyalarındaki potansiyel tehlikeye dikkat çekildi. uzmanlara göre Winrar'ın dosya formatı .rar ile WinZip'in .zip formatı, aslında virüslerin en sevdiği ortamlar; zira antivirüs araçları bu dosyaların içerisindeki virüsleri gerektiği gibi tespit edemiyor.

Bu nedenle rar veya zip dosyasının yer aldığı bir mail'i açan kullanıcıların bu dosyaların içeriğini de mutlaka antivirüs araçlarıyla taratması oldukça önemli.
indir download

Nero Burning ROM Kullanımı



NERO - BURNING ROM

Şimdiye kadar en yaygın yazılım paketi olan Adaptec serisini tanıttık. Nero Burning ROM ise Ahead firmasının son yıllarda sıkı bir atakla CD-Writing Software camiasında büyük ses getirmiş ürünü. Gerçekten gerek desteklediği formatlar olsun, gerekse 123 sayfalık kullanım kılavuzuyla olsun bizleri büyüledi. Desteklemediği formatları araştırdık ama bulamadık. Özenle hazırlanmış, ciddi emek sarf edilmiş son derece profesyonel bir yazılım.
indir download

Güzel aşk sms sözleri aşk sözleri



aLaca KaranLıkta oLsun öLümüm Kısın LambaLarı Kısın aLın GötüRün BüTün umutLarımı Kaderim DünYada KaLsın...okuSun öLüm FeRmanımı SaVcı TopLansın üÇ BeŞ dosT oN YaBaNcı KuruSun aRtıK DaRaĞcı...BeNi HayaLLeRimin BiTTiği YerDe aSın.



Ayağıma prangalar vurulmuş olsa bile. Nemli baltalarda yürüyüşümüz var arkadaş. Ne dostlarım arar ne düşmanlarım sorar. Kaderime terk edilmiş bedenim var arkadaş. Biz öyle insanlarız ki kimimiz park köşelerinde. Kimimiz ise hücre evlerinde yaşarız. Çok konuşma gardiyan sanada bi üçlü sararız..



ßiz isyankar sokaklarda buyuduk kizim. anlamayiz senin gibi balli ekmek yameyi. Biz 17 yasinda dunyaya, 18 yasinda kasip kavuran asklara isyan etmisiz, bilmeyiz kaygan pistte dans etmeyi. Satmayiz 10 kurus icin bize.., bize hakki olan sevenler
indir download

En güzel sms sözleri aşk damar sözler

Bir daha dünyaya gelsem
Yine seni severdim
Beni üzesin diye
Beni deli divane edesin diye


Seni görmediğim günler
Karanlıktaıym, katran gecelerdeyim
Cehennem misali bir yerdeyim
Bir demir nasıl paslanır, bir elma nasıl çürürse
İşte öyleyim...


Gözleri namuslu namuslu parlar insanların
Gökyüzü inadına mavi
Yaşamak inadına güzel
Bu şehirde sen varsan...

demek o beni sevmiyor
demek o beni anlamıyor
bana içkimi verin
bana kadehimi verin
bir daha ölmek istiyorum
indir download

Karamsar gotik msn avatarları





indir download

5 Ağustos 2010 Perşembe

Msn aşk romantik sözleri kapak





Or are you unforgiven too?
Yoksa sen de mi affedilmeyensin

Yok değil yok değil bu kalpte kimse yalandan söylenir
her şey neyse hüzün hep yanlışımdı belki nedense
dudaklar susmayıp konuşsa keşke
indir download

2010 model yeni süper nickler



miss SchizophReNe [ bu benim caLmasın qimse xD ]
qÖnüL çeLen'im |
''qaЯanLıkLık qЯaLiCesi''
''qaЯanLıkLık pЯenSesSi''
GüL ßαkıShLım

qöLLemm oL qeL DesNn geLmem mii uqrumDa öL DeSsen öLmem mi .. kaLßim SeniNn içiNn ÇarPıo YaRr

qüçüx quяαßiчεm

$iddetLi qeçimsiz ...!!!
indir download

Msn kapa nickler sözler

  • Milli Piyanqo qißiym Herkeze Vurmam
xXx..KumLa oyNaın Kalßımle DeqL..xXx



indir download

Msn resimleri havalı hoş karizmatik avatarlar




indir download

Msn çeşitli resimler













indir download

çeşitli avatarlar 2010 msn











indir download

Karışık yeni süper msn avatarları 2010